Yazıyla Yazılan Sayılar: Kültürel Görelilik ve Sayılar Arasındaki İlişki Giriş: Sayılar ve Kültürün Derin Bağlantısı Bir sabah, eski bir arkadaşım bana Japonca’da sayıları nasıl yazdığımı sordu. Benim verdiğim cevap, ona garip gelmişti: “Bizim dildeki sayılarla onlarınkiler arasında çok büyük bir fark var.” Bu soru, sayıları yazmanın sadece dilsel bir mesele olmadığını, aynı zamanda derin bir kültürel anlayışın parçası olduğunu bana hatırlattı. Bir sayının şekli, yazılışı ve hatta hangi kelimelerle ifade edildiği, sadece sayılarla ilgili pratik bir bilgi değil; aynı zamanda toplumsal yapılar, tarihsel bağlamlar ve kimliklerle iç içe geçmiş bir öğedir. Yazıyla sayıları yazma biçimi, bireylerin dünyayı nasıl algıladığını ve…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Serbest Vezin: Düşüncenin Özgürlüğü Üzerine Bir Felsefi Yorum Bütün insanlık tarihinin başlangıcından bu yana, düşünce ve ifade özgürlüğü birçok filozofun tartıştığı ana temalar arasında yer almıştır. Birçok kültürde, dil ve edebiyatın gelişimi, sadece anlatım biçimlerinin çeşitlenmesi değil, aynı zamanda insanın dünyaya bakış açısının, onun içsel dünyasının evriminin de bir göstergesidir. Ancak, bir şiir ya da metin yazılırken, anlam ile şekil arasındaki ilişki ne kadar serbest olabilir? Bir şairin veya yazarın düşünsel özgürlüğü, biçimsel bir kısıtlamanın ne kadar içinde olabilir? İşte, tam bu noktada “serbest vezin” devreye girer. Serbest vezin, belirli bir ölçü ve uyak düzenine bağlı kalmaksızın yazılan şiir biçimidir.…
Yorum BırakSaçtaki Kabuklanmaya Ne İyi Gelir? Ekonomik Bir Perspektiften Bakış Hayat, sürekli olarak kaynakların kıtlığı ve bu kıtlıkla başa çıkma yolları üzerine kurulu bir denge oyunudur. Her gün, cebimizdeki para, kullandığımız zaman, tükettiğimiz doğal kaynaklar ya da sahip olduğumuz sağlık gibi değerler üzerinde seçimler yaparız. Tüketici olarak yapacağımız tercihler, ekonomik dinamiklere etki ederken, aynı zamanda kişisel refahımızı da etkileyen bir dizi kararlar bütünüdür. Peki, saçtaki kabuklanma gibi, görünüşte sağlıkla ilgili bir sorun, ekonomik perspektiften nasıl ele alınabilir? Hangi kaynakları tüketiyoruz, hangi ürünlere harcama yapıyoruz, ve bu harcamaların fırsat maliyeti nedir? İşte bu yazı, saçı etkileyen kabuklanma sorununu mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal…
Yorum BırakKirli Sepeti Hangi Semtte Çekilir? Geçmişten Günümüze Toplumun Aynası Hayat bazen bir çamaşır sepeti gibidir. İçine ne kadar çok kirli çamaşır atsanız da, bir süre sonra karışır, bozulur ve daha fazla temizliğe ihtiyaç duyar. Fakat sepetin dışını ne kadar temizlerseniz temizleyin, içindeki kir, ne kadar gizlerseniz gizleyin, hep bir şekilde ortaya çıkar. İşte kirli sepeti de böyle bir kavram, toplumsal temizlikle, görünmeyen ama var olan sorunlarla bir metafor gibi. Bunun en net örneklerinden biri, ünlü bir kavramın ve o kavrama ilişkin olayların “Kirli Sepet” olarak halk arasında kullanılmasıdır. Hangi semtte bu “Kirli Sepet” çekilir? Bu soruyu sormak, toplumsal bir düzenin,…
Yorum BırakEvine Baskın Yapılması Ne Demek? Tarihsel Bir Perspektif Geçmiş, sadece eski olayların birikimi değil, bugünün olaylarını anlamamız için bir anahtardır. Tarih, toplumsal dönüşümlerin, bireysel ve kolektif hafızaların şekillendiği bir zemindir. Geçmişin izlerini sürmek, bugünle bağ kurmamızı sağlar; çünkü tarih, zamanın nasıl işlediğini, insan davranışlarının nasıl evrildiğini ve güç dinamiklerinin toplumları nasıl dönüştürdüğünü anlamamıza yardımcı olur. “Evine baskın yapılması” gibi basit bir kavram, aslında çok derin bir tarihsel arka plana sahiptir ve bu olay, her dönemde farklı anlamlar taşımıştır. Evine baskın yapılması, bir bireyin özel alanının ihlali ve otoritenin sınır tanımayan müdahalesi olarak tarihsel bir çok anlam taşır. Bu yazıda, ev…
Yorum BırakDergi Tasarımı ve Felsefi Perspektif: Etik, Epistemoloji ve Ontoloji Üzerinden Bir İnceleme Tasarımın doğası hakkında düşünürken, bir derginin sayfalarında yer alan her detay, her şekil ve her renk, bir anlam taşıyordur. Peki, bir tasarımın anlamı ne kadar gerçektir? Bir sayfa düzeni ya da tipografi, insan zihninde ne tür izler bırakır? Estetik algılarımız ve tasarım seçimlerimiz, gerçekte ne kadar objektiftir? Felsefi bakış açıları, tüm bu soruları sormamıza yol açar. Etik, epistemoloji ve ontoloji gibi temel felsefi disiplinlerin ışığında dergi tasarımı, yalnızca görsel bir anlatı değil, aynı zamanda toplumsal, bireysel ve kültürel bir sorumluluktur. Etik Perspektif: Tasarımın Toplumsal Sorumluluğu Tasarım ve Toplum:…
Yorum BırakAtaman Ne Demektir? Toplumsal Yapılar ve Bireylerin Etkileşimi Üzerine Sosyolojik Bir İnceleme Toplumlar, yalnızca bireylerin bir arada yaşadığı yerler değil; aynı zamanda düşünceler, değerler ve normlarla şekillenen dinamik ağlardır. Her birey, bu ağda bir noktada yer alır ve aldığı rol, toplumun büyük yapısı tarafından belirlenir. Bu yazı, bir kavramın toplumsal yapılarla nasıl ilişkilendiğine ve bir toplumda nasıl anlam kazandığına dair bir keşif olacak. Bugün, “Ataman” kelimesinin derinliklerine inmek, onun ne anlama geldiğini, nasıl şekillendiğini ve toplumsal yapılar içinde nasıl işlediğini anlamaya çalışacağız. Hepimiz farklı kimliklerle, farklı toplumsal rollerle var oluruz. Peki, bu rollerin ne kadar farkındayız? Her birimiz, yaşadığımız toplumun…
Yorum BırakAnalitik Bir Giriş: Kaynakların Kıtlığı ve Seçimlerin Sonuçları Bir birey olarak düşünün: sınırlı zamanınız, sınırlı enerjiniz ve sınırlı ekonomik kaynaklarla dolu bir dünyada yaşıyorsunuz. Her seçim bir fırsat maliyeti doğurur — o seçim yüzünden vazgeçmek zorunda kaldığınız en değerli alternatifin maliyeti. Bu mikroekonomik gerçeklik, aslında sadece piyasa kararları için değil, toplumun nasıl düzenlendiğini, bireylerin nasıl etkileşime girdiğini ve kamu politikalarının ne yönde geliştiğini anlamak için de kritik önemdedir. Sosyoloji bu soruları sistematik bir çerçevede ele alan bilimdir; ancak bu çerçevenin ilk temel ilkeleri kimin eseridir? sorusu sıklıkla Auguste Comte ile ilişkilendirilir.([Vikipedi][1]) Sosyolojinin İlkeleri: Auguste Comte’un Katkısı Auguste Comte (1798–1857), sosyolojiyi…
Yorum BırakKirli Kan Ne Demektir? Felsefi Bir Deneme Filozof Bakışıyla Başlamak: Kirli Kanın Derin Anlamı Kirli kan, halk arasında genellikle bir insanın ya da bir toplumun içsel, manevi ya da fiziksel anlamda bozulmuş, pisleşmiş durumu olarak tanımlanır. Ancak, bu terimin derinliklerine inildiğinde, sadece bedensel bir durumu değil, insanın varoluşuyla, etik değerleriyle ve bilginin doğasıyla olan ilişkisini sorgulayan felsefi bir anlam taşır. Felsefi bakış açısıyla ele alındığında, “kirli kan”ın anlamı çok daha karmaşık bir hale gelir. Bu kavram, etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi disiplinler açısından değerlendirildiğinde, bireysel ve toplumsal varoluşumuza dair önemli soruları gündeme getirir. Etik Perspektif: Kirli Kan ve Ahlaki…
Yorum BırakBalıklara Dokunulur Mu? Farklı Yaklaşımlarla Değerlendirme Balıklar… Su altındaki sessiz yaratıklar, her biri kendi dünyasında varlık gösteriyor. Ancak onları anlamaya çalışırken, “Balıklara dokunulur mu?” sorusu ortaya çıkıyor. Bir yanda bilimsel, analitik bir yaklaşım var, diğer yanda ise duygusal, insani bir bakış açısı. Ben de her iki açıdan bu durumu değerlendirmeye karar verdim. İçimdeki mühendis ve içimdeki insan birbirine karşı. Gelin, önce bilimsel bir bakış açısıyla başlayalım, sonra duygusal tarafımızı konuşturalım. İçimdeki Mühendis: Balıklara Dokunmak Zarar Verir mi? Bilimsel açıdan baktığımda, balıklara dokunmanın onlara zarar verebileceğini düşünüyorum. Çünkü balıkların ciltleri, insanlar gibi değil. Derilerinin üzerinde mukus tabakası bulunur ve bu tabaka,…
Yorum Bırak